AYÇİÇEĞİ TARIMI
Ayçiçeği ve Önemi
Ayçiçeği, tohumundan yağ üretilen yağlı tohumlar arasında önde gelen
bitkilerden biridir. Tohumları %40 -50 oranında yağ içermektedir.
Küspesinin içerdiği % 30 -40 civarında protein içeriği nedeniyle de hayvan
beslenmesinde kullanılmaktadır. İnsan ve hayvan beslemesinin yanında
ayçiçeği yağı, sabun ve boya sanayinde de kullanılmaktadır. Ayrıca,
ayçiçeğinin sapları yakacak olarak da kullanılmaktadır. Ayçiçeği tohumu
çerezlik olarak da tüketilmektedir. Oldukça sağlıklı olan ayçiçeği
çekirdeği demir bakımından fındıktan düşük, kuru üzüm ve fıstıktan
zengindir. Potasyum ve Vitamin E bakımından da zengin olan ayçiçeği
çekirdeği önemli bir Linoleik asit kaynağıdır. Linoleik asit bakımından
zengin yiyecekler kandaki Kolesterol seviyesinin düşmesine yardımcı
olduğundan ayçiçeğinin beslenmedeki değeri de böylelikle ortaya
çıkmaktadır.
1.
İklim
İstekleri
Ilıman ve karasal iklim koşullarında başarılı bir şekilde yetiştiriciliği
yapılır. Güneyde 20. ve kuzeyde ise 50. enlem derecelerinde yetişir.
Adaptasyon kabiliyeti birçok bitkiye kıyasla yüksektir.
Toplam sıcaklık isteği oldukça yüksektir (2600 oC). Ekstrem çevre şartlara
dayanıklılıkta soya ve pamuktan sonra gelir. Çimlenmenin olabilmesi için,
toprak sıcaklığının 8-10 oC olması arzu edilir. Bitkinin en uygun yetişme
sıcaklığı 21-26 0Cler arasındadır. 35 0Cden sonraki sıcaklıklarda
ayçiçeği olumsuz yönde etkilenmektedir.
Ayçiçeği bitkisi, yetişme süresi boyunca ışık yoğunluğunun yüksek olmasını
ister. Güneşlenme süresi % 40 azaldığında verim % 64 seviyelerinde düşer.
Özellikle çiçeklenme ve tohum oluşum döneminde yeterli ışık olmaz ise
verim önemli miktarda azalır. Bu nedenle, bulutlu ve az güneşli hava
koşularından hoşlanmaz.
Bitki ilk çıkış döneminden (kotiledon yaprak) 68 yapraklı döneme kadar
kısa süreli düşük sıcaklığa (-5 0Cye kadar) dayanabilmektedir. Bitkinin
soğuğa karşı direnci 68 yapraklı döneme doğru gidildikçe kademeli olarak
azalmaktadır. 6-8 yapraklı dönemden sonraki sonra ki düşük sıcaklıklardan
bitki zarar görür (örneğin saplarda kırılma).
Kök sistemi iyi gelişmiş olduğundan ve iki metre derinliğe kadar
inebildiğinden derinlerdeki suyu kullanabilir ve bu nedenle kuraklığa
dayanır. Aycıca toprak yüzeyine yakın kısımlarda çok yoğun bir dallanma
özelliği gösteren köklere sahiptir.
Sulamadan yetiştirilebilmesi için yıllık 700750 mm, mevsimlik 400 mm
yağışa ihtiyaç gösterir.
2.Toprak İstekleri
Toprak isteği bakımından seçici değildir. Kumdan kile kadar her türlü
toprakta yetişir. Çok fazla kumlu ve killi toprakları sevmez. Taban
suyunun yüksekliği gelişmeyi olumsuz etkilemektedir. Ayçiçeği yetiştirilen
topraklarda drenaj problemi olmamalıdır.
Derin, humuslu iyi drene edilmiş topraklardan daha iyi sonuç alınır.
Ayçiçeği, potasyumca zengin topraklarda iyi sonuçlar verebilir. Topraktan,
potasyum ve ardından kalsiyumu çokça sömürür. Hafif asitli topraklardan (PH
değişim sınırları 6.5-7) hoşlanır.
Tuzluluğa toleransı fazla olmayan bir bitkidir. Bitkinin tuza hassasiyeti
ilk gelişme devresinde fazladır. Topraktaki tuzluluk çimlenmeyi ve
hastalıklara karşı direnci olumsuz etkilemektedir.
Topraktaki tuz miktarının artmasının tohumun bünyesindeki yağ oranına
olumsuz etkide bulunduğu belirtilmektedir.
3.Ekim Nöbeti
(Münavebe)
Bir çapa bitkisi olan ayçiçeği, kendinden sonra gelen ürüne, yabancı
otlardan arındırılmış bir tarla bırakır. Zira yüksek gölgeleme etkisi
nedeniyle yabancı otlarla çok iyi mücadele eder. Bitkilerin 7080 cm boy
aldıkları dönemden sonra yabancı ot gelişmesi büyük ölçüde durur. Bu hali
ile ayçiçeği keten, nohut ve şeker pancarı gibi temiz tarla isteyen
ürünler için iyi bir ön bitki durumundadır.
Baklagillere nazaran tahıllarla daha iyi münavebeye girer. Ön bitki olarak
ayçiçeği ekimi tahıllarda verim artışına sebebiyet verir
Sebzeler ve baklagiller ön bitki olarak fazla verim sağlasa da canavar
otunun (orabanch) yoğun olduğu bölgelerde münavebede önerilmez. Bir
bölgede solgunluk (verticillum) hastalığı söz konusu ise kolza, aspir,
yonca ve patatesle münavebeye alınmamalıdır.
Özellikle, ayçiçeği ekimi yapılan alanlarda, canavar otu (Orabanch) önemli
bir kök paraziti olarak bitkilere zarar vermektedir. Bu zararlının etkili
olduğu alanlarda ekim nöbeti uygulaması mutlak zorunludur.
Sulu ve kuru tarım bölgelerine göre de uygulanan ekim nöbeti sistemleri
farklı olmaktadır. Kuru koşullarda; buğday, arpa ve çavdar gibi bitkilerle
ekim nöbetine sokulmaktadır. Sulu koşullarda ise, patates, şekerpancarı,
hububat ve baklagil bitkileri ile ekim nöbetine girmektedir. Özellikle
pancar ekim alanlarında ayçiçeğinin ekim nöbetine sokulması ile önemli
verim artışları elde edilmiştir.
4.Toprak Hazırlığı
Ayçiçeği tarımında toprak işleme ve tohum yatağı hazırlama, bölgelere göre
farklı olabilmektedir. Ön bitkinin hasadından bölgelere göre değişmekle
beraber sonbahar veya ilkbaharda tarla pullukla 2025 cm derinlikte sürüm
yapılır. Özellikle buğday hasadından sonra derin sürüm yapılmalıdır.
İlkbaharda tarlaya girilebilecek bir zamanda kültüvatör, kazayağı gibi
toprak işleme aletleri ile tekrardan 8-10 cm derinlikte toprak işlemesi
yapılır. Üzerine gübre ve yabancı ot ilacı (herbisit) atılarak toprak
yüzlek olarak karıştırılır. Arkasından merdane veya sürgü geçilerek tarla
ekime hazır hale getirilir.
5.Sulama
Ayçiçeği bitkisinin suya en fazla ihtiyaç duyduğu dönem çiçeklenme öncesi
20 gün ve çiçeklenmeden sonraki 20 günlük dönemdir. Bu dönemde topraktaki
su noksanlığı verimi azalmaktadır. Özellikle çiçeklenme ve döllenmenin
olduğu dönemlerde bitki, kuraklık stresine maruz kaldığında, verimde büyük
düşüş olmaktadır. Çiçeklenmeden sonraki 20 günlük dönemde bitkinin
susuzluk stresine girmesi halinde, yağ verimi olumsuz yönde etkilenir.
Yıllık yağış miktarı 700-800 mm olan yerlerde sulanmadan yetiştirilebilir.
Minimum verim için 400 mm yağışa ihtiyaç duyar. 1 kg kuru madde için 557
mm su harcar.
Ayçiçeği bir ana kök ile buna bağlı yan kökler ve saçak kökler sayesinde
uygun topraklarda su sıkıntısı çekmez. Bölgenin iklimi ve toprak
koşullarına göre ayçiçeğinde 2-3 sulama yapılır. Ayçiçeğinde ilk sulama
ihtiyaca göre ilk çapadan sonra, ikinci sulama tabla teşekkülünde ve
üçüncü sulama ise süt olum döneminde yapılmaktadır. Sulama sonrası tarlada
su bırakılmamalıdır.
6.Gübreleme
Ayçiçeği su ve bitki besin elementlerini yoğun olarak tüketir. Ayçiçeğinin
topraktan aldığı besin maddelerini incelediğimizde, potasyum isteği
tahıllardan üç kat, fosfor isteği ise iki kat fazladır.
Bitkinin ihtiyacı olan azotun yarısı ekimle beraber, diğer yarısı tabla
teşekkülü döneminde verilmelidir. Dekara 350 kg tane ürünü almak için
toprakta bulunan ve gübreyle verilen azot miktarı dekara en az 20 kg (saf)
olmalıdır. Fazla azotlu gübreleme; bitkinin dallanmasına, fazla tabla
teşekkülüne ve verim düşüklüğüne neden olur.
Fosforlu gübrenin tamamı ise ekim öncesi veya ekimle birlikte
verilmelidir.
Potasyum ihtiyacı yapılan toprak analizlerine göre eksikliği belirlenen
arazilerde uygulama yapılır. Potasyum ihtiyacının ağırlı olarak hafif
kumlu topraklarda ve nehir yataklarında olduğu belirtilmektedir.
Ayçiçeği bir dönem içerisinde topraktan 8 kg azot, 5-6 kg fosfor, 5-6 kg
potasyum kaldırır. Kompoze terkipli gübrenin tamamının ekimden 15 gün önce
toprağa uygulanması tavsiye edilir.
7. Ekim Şekli (Mibzerle Sıraya)
Pnomatik ekim makineleriyle yapılır. Sıra aralığı 60-70 cm arasında
değişir. Bitki sıklığının uygun olması açısından sıra üzerinin 15-35 cm
arasında olması arzu edilir.
8. Ekim Zamanı
Ayçiçeği tohumunun çimlenebilmesi için toprak sıcaklığı 8-10 oC sıcaklığa
ulaştığında ekime başlanabilir.
Bölgelere göre değişmekle beraber Ülkemizde ayçiçeği ekimi güney
bölgelerimizde Mart ayı; Karadeniz, Marmara ve Trakya gibi kuzey
bölgelerimizde Nisan ayı; Doğu Anadoluda Mayıs ayı; Çukurovada ise
birinci ürün 15 şubattan sonra, ikinci ürün ise Haziran ayının ikinci
yarısından Temmuzun ilk yarısına kadardır.
9. Dekara Atılacak Tohumluk Miktarı
Mibzerle ekimde 350-500 gr hibrit tohumuna ihtiyaç vardır. Hibrit
tohumlukların ekilmesi durumunda tohumun çok ekonomik kullanılması
zorunluluğundan mibzer kullanmak tavsiye edilmektedir.
10.Ekim Derinliği
Ekim derinliği 2-4 cm arasında değişmektedir. Tohum, toprakla iyice
kapatılmalıdır.
11.Tohum
1980li yıllardan sonra ülkemize hibrit ayçiçeği çeşitleri getirilmiştir.
Bu çeşitlerin, yüksek verimli ve orabanşa dayanıklı olmaları sebebiyle
üretimleri hızla artmış ve son yıllarda tamamen hibrit çeşitler ekilir
hale gelmiştir.
Ayçiçeği tarımında seçeceğimiz tohum çeşidi ne olursa olsun,
kullanacağımız tohum kaliteli (sertifikalı) olmalıdır. Ayçiçeği yabancı
tozlanan bir ürün olduğu için tohumluk her yıl yenilenmelidir.
12. Bakım İşlemleri
a. Seyreltme: Çeşitli
sebeplerden dolayı sık ekim yapılmış ve mekanik mücadelenin mümkün
olmadığı durumlarda yapılır. Seyreltme mutlaka elle ve bitki 8-10 cm
olduğunda yapılır. Önce cılız, hastalıklı ve zarar görmüş bitkiler
temizlenerek yapılmalıdır.
b. Çapalama: Çapaya iyi cevap verir. Sıraların belli olmasından sonra,
bitkiler 10-15 cm boylandığında (4-6 yaprak devre) seyreltmeden hemen
sonra ilk çapa yapılır. Çapalama ot alımı şeklinde değil, sıra arası ve
üzerinin işlenmesi şeklinde olmalıdır.
Kuru şartlarda ikinci çapaya gerek olmayabilir. Ancak sulu şartlarda
sulamanın yapıldığı tabla teşekkülü devresinde ikinci bir çapalama
yapılabilir. İkinci çapa ile beraber boğaz doldurma ve sulama karıklarının
açılması işlemleri de yapılır.
c- Yabancı Ot Mücadelesi: Ayçiçeği tarlalarında görülen yabancı otlar
şunlardır. Yabani hardal, sirken, tilki kuyruğu, semizotu, darıcan, eşek
marulu, demir dikeni, düğün çiçeği, köpek üzümü, tarla sarmaşığı,
ballıbaba, ayrık, sütleğen, yabani yulaf, çoban çantası, çoban değneği,
şahdere ve pıtraktır. Bu yabancı otlarla mücadelede çapalamanın dışında
alternatif olarak uygulanabilecek kimyasal ilaçlar mevcuttur.
13.Hasat
Ayçiçeğinde hasat kriterlerini inceleyecek olursak:
1. Ayçiçeği tablaları içersinde yer alan ve çekirdekleri çevreleyen
çeperlerin (çiçekler arası brakteler) kurumuş ya da kahverengimsi bir
yapıya dönüşmüş olmalı,
2. Sarı (dil, kısır) çiçekler kuruyup dökülmüş olmalı,
3. Tabladaki çekirdekler üzerindeki fertil çiçek kalıntıları
kahverengileşmiş ya da dökülmüş olmalı,
4. Yapraklar gözden geçirildiğinde kurumuş ve tablaya yakın yaprakların
kahverengine dönüşmüş bir halde olmalı,
5. Gövde kahverengine yakın renkte olmalı,
6. Tabla belirli büyüklüğe ulaşmış ve toprağa doğru yönelmiş olmalı,
7. Hasat zamanının ekim zamanı, hasadın geç ya da erken yapılması, kuş
zararı, tohum dökülmesi, kurutma koşulları vs. bağlı olarak değişeceğinden
iyi ayarlanmalıdır. İdeal bir çekirdekteki nem oranını % 11i aşmamalıdır.
Ayçiçeği hasadında normal buğday biçerdöverleri kullanılabilmektedir.
Ancak hasat kaybı çok yüksek olmaktadır (% 46). Normal buğday
biçerdöverlerinin tablaları değiştirilmek ve gerekli düzenlemeler yapılmak
suretiyle kullanılmalıdır. Makine ile hasatta tabla ve tohumlar iyice
kurutulmalıdır. Biçerdöver ayarlarının iyi yapılmaması durumunda tohuma
karışan sap ve saman artıklarının fazla olması ise depolama sırasında
kızışmaya sebep olduğundan dikkat edilmesi gereken unsurlardandır.